Kpss etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kpss etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kasım 08, 2010

Ekim, Kasım, Aralık of içim dışım kapkaranlık ...

Ekim:
Yine zorlu geçen bir ay yaşadım. İptal edilen sınavın yenisine hazırlandım durdum. Hızlandırılmış kursa gidip, günde üç dört tane deneme çözme peşinde geçen bir ayın sonunda sınava girip deyim yerindeyse tek nefeste kurtuldum. Neyse bunu da atlattım diyecek kadar iyi geçti sınavım. Şimdi artık sonuçlara bakalım :) Bu hafta içinde açıklanacakmış diyorlar, umarım öyle olur da biz de önümüze bakarız.
Tüm bu sınav gailesi dışında ailemizde mutlulukla karşılanan bir de olay yaşadık. Tek bekar dayım da evlenme kararı aldı, ve de dünya evine girmek adına ilk adımlarını atmaya hazırlanıyor. Bu bayram sadece bayram olarak değil, kız isteme töreni ve nişan hazırlıkları gibi mutlu telaşlarla da renkleneceğe benziyor.

Kasım:
Ekim ayı ne kadar zorlu geçtiyse, Kasım ayı da o kadar boş geçti benim için. Sınav bitince kelimenin tam anlamıyla boşluğa düştüm diyebilirim. Öncelikle salonun her yerine yaydığım kitaplarımı testlerimi toplayıp kaldırdım. Sonra işe yaramazları attım bir güzel ve her yeri pırıl pırıl temizledim. Çok titiz olmama rağmen vaktim az diye koskoca salonu sınıf misali kullandım, yerlerde çözülmüş tortop test kağıtları, silgi pislikleri falan vardı, o kadar yani :)
Uzun zamandır izlemeyi planladığım dizilerim birikmişti. En az iki sezon 'Lie to me' ve baya birikmiş ' Mad Men' bölümleri vardı ki , izlemem günlerimi aldı.
Bunun dışında en az iki üç kere çarşı pazar Mersin Forum falan gezmem gerekti tabi ki. Nişan için elbise falan bakmam lazımdı şimdi. Neyse ki aradığımı buldum da kurtuldum artık. Bu haftamı da evimde keyif yaparak , geç saatlere kadar uyuyarak, Facebook'ta Twitter'da turlayarak geçirme kararı aldım. Bakalım bayram haftasında neler neler olacak ???

BİTTİ !

Eylül 25, 2010

Her şey sil baştan !

Aslında güzel bir yaz geçiriyordum. Dokuz aydır emek emek çalıştığım sınavım iyi geçmiş, onca aydır çektiğim sıkıntıların yerini nişanımın tatlı telaşı almıştı. Uzun uzun telefon görüşmeleri, bol detaylı planlar, alışverişte geçirilen onca saatler, kuafördü fotoğrafçıydı derken alınan tüm randevular, davet edilen misafirler falan bana aslında aile arasında yapılacak küçük bir kutlamanın bile ne kadar meşakkatli olduğunu iyice öğretmişti. Zaman geçti, nişan günü geldi çattı. Her şey tam da planlandığı gibi yaşandı. Ufak tefek gecikmeler olsa da o güzel anların ve anıların bozulmaması adına görmezden gelindi, yokmuş sayıldı. Artık başı bağlı bir kız oldun esprileri bile sıkmıyordu beni. Birlikteyken her şey çok güzeldi. Nişanlanınca daha iyi oldu.

İşte tam da huzuru buldum, bundan sonra artık atanırım, hayatımı daha da düzene sokarım derken birden kpss'de kopya iddiaları ortaya çıktı. Benim de 2010 yazına dair yaşayacağım tüm güzel anların sonu gelmiş oldu. Önce sanal ortamda daha sonra görsel ve yazılı basında saman alevi gibi hızla yayılan kopya iddiaları, savcının da araya girmesiyle iyice ciddiyet kazandı ve ben işte o zaman geleceğimden şüphe etmeye başladım. Hele sınav iptal olacak, onlarca öğretmenin emekleri çöpe gidecek sözlerini duyunca içim daha da burkuluyordu. Yine de her şeyi görmezden gelerek tercihlerimi yaptım ve atama gününü beklemeye başladım. Ülkemin bayrağının dalgalandığı her yerde çalışmaya razıydım ama atama gününden bir gece önce atamaları durdurdular, bir hafta sonrasında da sınavımızı iptal ederek atanmama yeten ve hakkımla aldığım puanımı hiç ettiler.

Sınav iptal edileli on gün oluyor. Bulunduğum şehirdeki hemen hemen tüm kpss kursları bu iptalden kar payı çıkarmak amacıyla hemen hızlandırılmış eğitim bilimleri kursu açtılar. Aslında ben kendim çalışarak da hallederim bu sınavı derken, arkadaşlarımla birlikte çalışmak ve sorularımı soracağım bir uzman gruba dahil olmak amacıyla bu kurslardan birine tekrar yazıldım. Dünkü açıklamaya göre yeni sınava kadar yaklaşık kırk günüm var. Yine çalışırım, soru çözerim, deneme sınavlarına girerim bu o kadar da üzmüyor beni ama, asıl gücüme giden ben dahil hakkıyla puan alan binlerce öğretmenin emeğinin yok sayılmasıdır. Kopya çekilmeden önce alınacak güvenlik önlemlerinin yerini, yüzlerce bin liralık harcamalar aldı, ve planları ve umutları ve hayalleri suya düşen insanlar yok yere yıpratıldı.

Tüm bu yaşananlardan sonra acaba kaç kişi benim gibi sil baştan yapıyor
acaba ?
Hayat ne ironik ...

BİTTİ!